Image Hosted by ImageShack.us

Perşembe, Aralık 17, 2009

Düzenli Asprin Kullanmayın

Kalp ve damar hastalıklarını önlemek amacıyla her gün kullanılan aspirinin sağlıklı kişiler için zararlı olduğu bildirildi.

İngiltere'de bugün yayımlanan Aspirin for Asymptomatic Atherosclerosis (AAA) adlı araştırmada, kalp ve damar hastalarında kanın pıhtılaşmasını önleyen aspirinin iyi etkileri yadsınmamakla birlikte, sağlıklı insanların her gün aspirin kullanmasının tehlikeli olduğu belirtildi.

Edinbourg Üniversitesi profesörlerinden Gerry Fowkes, araştırmayı, İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Kongresi'nde sundu.

Araştırmaya destek veren profesörlerden İngiliz Kalp Vakfı Müdürü Peter Weissberg, her gün hafif dozda kullanılan aspirinin, göğüs anjini, kalp krizi veya beyin kanaması riskini önlediğini ama kalp ve damar hastası olmayan sağlıklı kişilerin kalp ve damar hastalığını önlemek için aspirin kullanmamaları gerektiğini, çünkü aspirinin sağlıklı kişilerde kanama riskini artırdığını ifade etti.

Araştırma çerçevesinde, yaşları 50 ile 70 arasında olan ve daha önceden kalp ve damar sorunu olmayan 3500 erkek ve kadına her gün 100 miligram aspirin verildiği ve 8 yıl boyunca bu kişilerin izlendiği belirtildi.

Araştırmada, 8 yıldan sonra bu kişilerin yüzde 2'sinde kanama tespit edildiği kaydedildi.

Çarşamba, Aralık 16, 2009

TANGRAM YÖNET M DANISMANLIK A.S.

MARKALASMA DANISMANLIGI
SORULAR VE CEVAPLAR
SORU-1: Türk sirketlerinin markalı ihracat konusundaki
performansını nasıl degerlendiriyorsunuz? Bu alanda hangi
sektörler ve sirketler öne çıkıyor?
CEVAP-1: Geçtigimiz 20.yüzyılın sonlarında; özellikle 1980’lerden itibaren
ivme kazanan “küresellesme” olgusu ve bilgi teknolojilerinin gelismesi ve
yaygınlasması girmis bulundugumuz 21.yüzyıla damgasını vuran iki gelisme
olmustur. Bu süreç içerisinde bir yandan mal ve hizmet ticaret, sermaye
hareketleri ve dogrudan sermaye yatırımları ile, diger yandan internet ve
uydu haberlesmesi ile komüniksayon ve lojistik alanında yasanan
gelismeler, evvelce uzak denilenpazarları birbirine yaklastırmıs ve bir
anlamda tek Pazar – dünya pazarı kavramı öne çıkmıs bulunmaktadır.
Bu hızlı gelismeler ve küresellesme olgusunun giderek yayılması ile klasik
Pazar anlayısı çözülmüstür. Bugün artık ucuz isgücü ve girdi maliyetleri ile
ucuz mal üretimi ve buna dayalı ölçek ekonomileri anlayısı giderek önemini
yitirmektedir, çünkü üretim teknolojileri hızla degistikçe maliyet avantajı
yalnızca kısa süreli bir rekabet silahı olabilmektedir.
Bu açıklamaların ısıgında konuya dönecek olursak; kendi markasını
yaratarak dünyaya açılmak, artık diger ülkeler için oldugundan daha fazla,
Türk üreticilerinin üzerinde çalısmaları gereken bir konu olmaktadır.
Markalı ihracat anlayısı Türk üretici ve ihracatçıları için son 7-8 yıllık bir
geçmise sahiptir. Bu konuda 1995’lerden itibaren piyasaları, özellikle tekstil
ürünleri konusunda korku salan kıta Çin’in ucuz ihracat malları, yıllardır
fason rehavetine kapılmıs Türk ihracatçılarını bu uykudan uyandırmıstır. Ve
ne yapıldıysa bu tarihten sonra yapılmaya baslanmıstır.
Bu nedenle ihracatçılarımızın global marka performansı bir kaçı dısında
istenen düzeyde gelisme göstermemektedir.
Birkaç örnek verecek olursak; beyaz ve kahverengi esya grubunda “Beko”
ve “Vestel”in performansı giderek uluslararası marka düzeyine
yaklasmaktadır. Ayrıca tekstil sektöründe “Mavi Jeans”, “Sarar”,
“Damat&Tween”, “Sanko”, “Zeki Triko”, gıda sektöründe ise “ Ülker” ilk
akla gelen isimlerdir. Ancak bunlar için henüz gerçek anlamda “uluslararası”
marka diyemeyiz.

FAZLA KİLOLARDAN ŞİKAYETCİ OLANLAR BU EGZERSİZLER İŞE YARAR DİYORSANIZ BUYRUN..